EN YAŞANILABİLİR ÜLKE
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) ''2009 İnsani Gelişme Endeksi'' yayımlandı. Buna göre, ''dünyanın yaşamak için en iyi ülkesi'' ile ''en kötüsü'' belirlendi. Türkiye'nin sıralamadaki yeri de yapılan açıklamada yer aldı. İnsani Gelişim Endeksi, Türkiye'nin, yüksek gelir düzeyine rağmen hala eğitim ve sağlık hizmetleri alanlarında yapması gerekenler olduğunu işaret ediyor. ''Yüksek İnsani Gelişim'' kategorisinde yer alan Bulgaristan, Romanya ve Makedonya gibi 18 ülke, daha düşük gelir seviyelerine rağmen Türkiye'den üst sıralarda bulunuyor. Bunun, Türkiye'nin yüksek gelir düzeyini insani gelişime dönüştürmek için daha fazla çaba harcaması gerektiğine dikkat çektiği ifade ediliyor. İndekse göre ''Çok Yüksek İnsani Gelişim'' kategorisinde Norveç'i Avustralya ve İzlanda takip ederken, Nijerya'dan sonra Afganistan ve Sierra Leone ''Düşük İnsani Gelişim'' kategorisinde yer aldı. UNDP'den yapılan açıklamada, ''Zaman içerisinde kayda değer gelişmelere rağmen ilerleme düzensiz oldu. Birçok ülke son yıllarda ekonomik darboğaz, savaş, AİDS salgını karşısında gerileme yaşadı ve bu hissedilen küresel ekonomik krizin etkisinden önceydi'' denildi. İndekse göre, Nijerya'da ortalama yaşam süresinin 50 olduğu, bunun Norveç'ten 30 yıl daha kısa olduğu belirtiliyor. ''Orta seviyede insani gelişim'' kategorisindeki ülkelerin yüzde 20'si ile karşılaştırıldığında, yoksul 24 ülkedeki halkın yarısının okuma yazma bilmediği kaydediliyor. Japonlar, 82.7 ortalama ile diğer ülkelerdekilerden uzun yaşadığı, savaş gören Afganistan'da ortalama yaşam süresinin 43.6 yıl olduğu belirtildi. Yıllık kişi başı gelirin ortalama 298 dolar olduğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yaşan insanların ise en fakir insanlar olduğu ifade edildi. Çin, Venezuela, Peru, Kolombiya ve Fransa'nın daha fazla gelir ve uzun yaşam süresi ile önceki yıla göre listede 3-4 sıra üste çıktığı kaydedildi. Çin, Kolombiya ve Venezuela'nın ayrıca eğitimde daha da geliştiği belirtildi. 1990 yılından bu yana yıllık insani gelişim indeksi yayımlayan UNDP, 1980 yılından bu yana insani gelişimin küresel olarak yüzde 15 oranında ilerlediğine dikkati çekiyor. etiketler:en yaşanabilir ülkeler,en rahat ülke,en iyi ülke,en yaşanabiliri ülke,en yasanılır ülke,en zor ülke,eğitim sağlık ülke,hayat şartları en iyi en kötü,ülke,gelir seviyesi en çok ülke,gelir seviyesi ülke,norveç,living comfortable countryBuna göre, Norveç, ''dünyanın yaşamak için en iyi ülke'' kategorisini korurken, Nijerya, 182 ülke arasında ''en kötüsü'' olarak belirlendi. Yüksek insani gelişim kategorisinde yer alan Türkiye ise 79. sırada bulunuyor.
Kurban Bayramı
Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun
Bayram olduğunu pek hissetmesemde bugün Ramazan bayramı.Bu ilk bayram değil ailemden ayrı geçirdiğim,ama neyse alıştım artık.Herkese iyi bayramlar..
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıBu soruların cevaplarını bilen var mı?
Bu sorulara neden olan olayları hergün
mutlaka yaşıyorsunuzdur.Çünkü o kadar tanıdık ki bu olaylar.Ama kimse
niçin böyle davrandığını düşünmez,düşünen de cevabını bulamıyordur
herhalde.İşte o sorular...
* Neden bozulan otobüsün yolcuları bizim otobüsümüze aktarıldığında onlara mültecilermiş gibi bakarız?
* Neden her gördüğümüz haritada hemen Türkiye'yi bulmaya çalışırız? Millet olarak dünyada kaybolma kompleksimiz mi vardır?
* Neden insanlar birbirlerine sarılınca saga-sola sallanırlar?
* Neden ögrenciler ilköğretimin beşinci sınıfına kadar öğretmene
"öğretmenim" diye seslenirken altıncı sınıfta bir anda "hocam" diye
seslenmeye başlarlar?
* Neden sınavlarda "4 yanlış bir doğruyu götürür" şeklinde bir uygulama
ile öğrenciler cezalandırılırlar da "4 doğru bil, bir doğru da bizden"
şeklinde bir kampanya başlatılıp, zekaya ve riske girme cesaretine ödül
verilmez?
* Neden insanlar kapalı bir alandan yağmur yağan alana çıkınca
kafalarını eğerler? Yağmura duyulan saygıdan mıdır, yoksa ondan
tırstığımız için midir?
* Neden dükkanını kapatıp giden esnaf, kapıya "10 dakika sonra dönücem" yazar ve ne zaman gittiğini nasıl anlarız?
* Televizyona çıkan insanlar neden kendilerini Türkiye'deki bütün insanların izlediğini sanırlar?
Örn: "Şu anda 70 milyon bizi izliyor..."
* Neden bazi kızlarımız şirin bir hayvancağız gördüklerinde "inanmıyoruuuum!" derler, inanılmayacak olan nedir?
* Cumartesi ve Pazartesi'nin neden kendi isimleri yoktur?
* Dolmuşlardaki fiyat tarifesinde "en kısa mesafe" neden "indi-bindi"
olarak tabir edilir? Önce inilip sonra mı binilir? Bir terslik yok
mudur?
* Bir programı kurarken neden "kabul ediyorum" ya da "kabul etmiyorum"
seçenekleri vardır? O kadar parayı bayılıp bir bilgisayar programı
satın aldıktan sonra "kabul etmiyorum" seçeneğini işaretleyen bir takım
saf kişiler mevcut mudur?
* Bulmacalarda boru sesinin karşılığı neden hep "ti"dir? Bulmacaları
hazırlayan arkadaşlar hiç "ti" diye ses çıkaran boru görmüşler midir?
* Neden futbol takımı olan Ajax "Ayaks" diye okunur da temizlik ürünü Ajax "Ajaks" diye okunur?
* Neden ilanlarda "doktordan temiz araba" diye yazılır? Hipokrat
yemininde "arabamı temiz kullanacağım" şeklinde bir madde de mi vardır?

İşte masumiyetin fotoğrafı - Foto
Çin’deki bir hayvan barınağında çekilen bir fotoğraf görenleri şaşkına çeviriyor.
Annesi tarafından terk edilen 12 haftalık maymun yavrusu, Goangdong bölgesindeki Neilingding adasında ölmek üzereyken bulunmuş ve tedavi edilmek üzere hayvan hastanesine götürülmüş.
Yetkililerden alınan bilgiye göre, hayati tehlikeyi atlatıp sağlığı normale döndükten sonra bile moralinin bozuk olduğu gözlemlenen küçük maymun, annesinin bıraktığı boşluğu beyaz bir güvercin ile doldurunca hayata bağlanmış.
İkilinin gün geçtikçe pekişen dostluğunu ispatlayan fotoğrafı da düşman çatlatır cinsten.
İşte masumiyetin fotoğrafı...
Yılın Fıkrası
Bir Amerikali, bir Ingiliz ve bir Irakli kahvede oturmus cay iciyorlar.Amerikali cayini bitirince bardagi havaya firlatmis, silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis: "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere cay icmeyiz" Ingiliz de bunun uzerine cayini bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates ederek bardagi parcalamis: "Bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam icin o kadar cok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere cay icmeyiz" Bunun uzerine Irakli da cayini bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini cekip Amerikali ve Ingilizi vurup oldurmus "Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar cok var ki, biz ayni adamlarla oturup iki kere cay icmeyiz..."
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı49'un karekökünü bilen köpek şaşırtıyor
Kadıköy'de yaşayan Cemal Doğan'ın köpeği Zıpkın görenleri şaşırtıyor. Sahibinin talimatlarına bire bir uyan köpeğin en önemli özelliği ise karekök hesaplaması. 49'un, 25'in, 4'ün karekökünü bilen köpek, çıkan sonuçla başka bir sayıyı da çarpabiliyor. Bu bilgisini ise havlamalarıyla ifade ediyor. Zıpkın'ın başka bir özelliği ise sahibiyle birlikte motorsiklet kullanabilmesi.
| |
Kadıköy'de ikamet eden Cemal Doğan doğumundan itibaren özel bir eğitime tabi tuttuğu Zıpkın isimli 14 aylık köpeğinin marifetleri görenleri şaşırtıyor. Doğan, Zıpkın'a sayıların kareköklerini Pavlov yöntemiyle öğretmiş. Uzun uğraşlar sonucu köpeğine bu özelliği kazandırdığını söyleyen Doğan, "Ona ödül vererek sesime alıştırdım. 49'un karekökünü öğertmeye çalışırken, 7 defa havlamasını istedim. 6 defa havladıysa ödül vermedim. O da sesin anlamını öğrenerek cevap vermeye başladı." dedi.
Zıpkın'ın 49'un karekökü sorulduğunda 7 defa havlaması, 25'in karekökü sorulduğunda ise 5 defa havlaması dikkatlerden kaçmadı. Zıpkın'ın karekök hesaplaması dışında da marifetleri vardı. Sahibinin talimatıyla yatan, yiyeceği talimatla alan Zıpkın'ın sahibiyle usta motosikletçiler gibi motosiklet kullanması da dikkat çekti. Zıpkın'ın Beşiktaş Dolmabahçe Sarayı önündeki gösterisi turistler ve vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıKnight online, hayat offline!
‘Knight Online’ fırtınası aldı başını gidiyor. ‘İnternet kafe’lerdeki oyun severlerin önemli kısmı bugünlerde ‘Knight Online’a merak salmış durumda. İlk göze çarpan ve en çok hoşa giden farklılık, ‘Knight Online’ın bedava olması. 280 MB’lik yükleme dosyasını internetten bedavaya indirebiliyorsunuz ve hesap açtırmak da tamamen bedava. Oyuna girmek için ‘Knight Online World’den hesap açtırıyorsunuz. Programı yüklüyorsunuz ve aldığınız hesap ismi ile şifrenizi giriyorsunuz. Böylelikle birinci levelden başlıyorsunuz. Giysi ile silahınız yok burada. Ufak ve kalitesiz bir silah ile oyuna başlıyorsunuz. Üç tercihiniz var: Savaşçı, okçu ve sağlıkçı. Cihan Tatlı, bu oyunun ‘piri’ olarak kabul edilen gençlerimizden. Oyun ilk başta zor görünüyor. Çünkü İngilizce olması insanı zorluyor. Cihan’a göre bu oyunu oynayanların yüzde 90’ı Türk. Bizim çocuklar bu oyunu çok sevmiş. Yoğun teveccühleri söz konusu. Zaten takıldığı yerleri de birbirlerine soruyorlarmış. Tatlı, okçuyu seçmiş. Arkadaşı Cihan’ın da tercihi savaşçıdan yana. Anlaşılan kimsenin ‘sağlıkçı’ olayım, birilerinin sağlığına katkıda bulunurum gibi derdi yok. Millet eline silahı alıp, canavarları ikiye bölme peşinde. Oyun 80 level. Birinci levelden ikinci levele geçerken 100 experience puanı istiyor. Bu alanda yok edilen her solucana 5 puan veriliyor. Cihan “İlk bölümlerinde oynamak çok zevkli” diyor. 11. levelden sonra istediğiniz özelliğe kavuşabiliyorsunuz. Belirli noktalardaki satıcılardan paranıza göre kıyafetler silahlar satın alabiliyorsunuz. Çünkü öldürülen canavarların içerisinden ya para ya hediye çıkıyor. Sanal ortama göre ok, yay ve kılıçların fiyatları. Örneğin, ok 5 bin Knight Online parası. Level arttıkça oyuncunun karşısına çıkan hayvanlar da büyüyor. Enine boyuna artıyor. Bunları yok edince bu sefer daha fazla para kazanıyorsunuz. ‘Experience’ puanın da aynı oranda artıyor. Level arttıkça bu garabet yaratıklardan ortamı temizlemek için görevler oluşturuluyor. Bunların oyuncu arasındaki ismi ‘parti’. Bir kişinin başkanlığında parti kurularak herkes ortak bir şekilde aynı hayvana saldırıyor. Canavarı temizleyince öyle ayrı gayrı yok. Herkes aynı puanı eşit olarak alıyor. Anlayacağınız oynayanlar arasında uhuvvet artıyor. Zira ‘Knight Online’da takım-tabanlı oyun sistemi mevcut. Tamamlayabileceğiniz yüzlerce görev var. Gelişip güçlenirken, diğer oyunların aksine, eşyaların çok da faydası dokunmuyor. En hızlı şekilde gelişmek için, oyuncuların birbirleriyle koordinasyon halinde olmaları, muhabbetlerini artırmaları gerekiyor. Oyunun mekanları sürekli genişleme ve büyüme halinde, her ay yeni görevler ve karakterler ekleniyor. Başarının anahtarı, takım oyununda yatıyor. Level arttıkça güçleniyor oyuncu. 59. leveldan sonra iyice güçlenen oyunculara artık canavar manavar dayanmıyor ve bu sefer birbirleri ile güçlerini deniyorlar. Bu oyunu oynamak için en azından bir 17 yaşında olmak lazım olmak lazım. Çünkü karışık bir oyun. Bu siteden para da kazananlar var. Oyuna istediği leveldan başlamak isteyenler, siteye para ödeyerek istediği gibi oyuna dalabiliyor. Oyunda ticaret almış başını yürümüş. Bir şeyi satabildiğin gibi değiş tokuş da yapabiliyorsun. Pantolonunu satıp kolluk alabiliyorsun. Yok ben pantolonumdan vazgeçmem, Pierre Cardin’den özel olarak yaptırdım dersen giysi ve takılarını da satabiliyorsun. Bazı uyanıklar da oyunda hile yaparak aynı takılar ve silahlardan onlarca yapıp satıyorlarmış sitede. Bunlar yakalanınca siteden atılıyor. Ancak fark edilene kadar arada ev, araba alacak kadar para kazananlar mevcut. Buna ‘dube’ yapmak deniyor. Bir oku 50 tane yapıp sattığınız zaman cebinize 2,5 milyar lira para kalıyor.
En uzun ve en kısa adam yan yana
| Dünyanın yaşayan en uzun boylu adamı olarak bilinen 2 metre 36 santimlik Çinli Bao Xishun, 73 santim boyunda dünyanın en kısa adamı olarak tahmin edilen diğer bir Çinli He Pingping ile bir araya geldi. |
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

