Windows XP için SP3
Microsoft Windows XP için üçüncü hizmet paketinin RC2 beta sürümü de
İngilizce XP'ler için geçerli olan SP3 RC1'in o günden bugüne Türkçe sistemler için olan dil paketi yayınlanmadı. Halbuki Vista için yayınlanan SP1 hizmet paketinin RC1 sürümü internetten dağıtılmaya başlandığı andan birkaç gün sonrasında Türkçe desteği de hazırlanıp dağıtılmaya başlanmıştı.
Şimdi yeni RC2 beta sürümü yayınlanan XP SP3 de Türkçe sistemlerle uyumlu değil. Türkçe sürümü dağıtılmaya başlar başlamaz buradan size haberini veriyor olacağız.
XP SP3'ün aslında çok fazla yeni özellikler getirdiğini söyleyemeyiz. Daha çok SP2'den bu yana gerçekleşen güncellemeler ile güvenlik
XP SP3 RC2 sürümünü indirmek isteyenler bu linki kullanabilirler.
Programlarınızı Flash Disk ile Yanınızda Taşıyın
USB 2.0′dan sonra usb üzerinden veri transferi oldukça kullanışlı bir hale geldi. Bir de buna ek olarak eskiden diğer ülkerlerle kıyaslandığında dağ kadar fiyat farkı çıkan bilgisayar parçalarının ülkemizde de belli bir düzeye gelmesi bilgisayar kullanıcılarının en büyük yardımcısı ve tabir-i caizse evin küçük kızı flash belleklere büyük önem kazandırdı. Flash bellekler ya da diğer ismi ile flash diskler küçüklüğü ve taşınabilirliği nedeniyle birçok kişinin verilerini taşımaya başladı. Kimisi anahtarlık gibi, kimisi ucundaki ışığı ile fener gibi artı özellikleri ile ceplerimizi süsledi. Şimdiye kadar hep belgeleri, fotoğrafları, müzilleri ya da programların kurulum dosyalarını taşıyorduk. Ancak bu yazıdan sonra bazılarımız mutlaka işine yarayacak programları flash bellekleri üzerinden çalıştıracaklar. Evet doğru duydunuz bu makalemde hiç kurulum gerekmeyen, küçük boyutlu araçların flash bellekler üzerinden çalışan türlerine göz atacağız.
Web Geliştirme Araçları
Nvu Portable: Dreamweaver ve Front Page ile benzerlik gösteren bu program ile web uygulamalarınızı düzenleyebilirsiniz. Program CSS düzenleme, tablo yapısı ve renklendirme özelliklerine de sahip. Eşdeğerlerini aratmayacak bir yazılım. Web programcılığı ile ilgilenenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum.
Boyut:7.2 MB İndir
XAMPP: Web geliştiricilerine içinde Apache, MySQL, PHP + PEAR, MiniPerl, OpenSSL, phpMyAdmin, XAMPP Control Panel, Webalizer, Mercury Mail Transport System, FileZilla FTP Server, ADODB, Zend Optimizer, XAMPP Security paketlerini barındıran kullanışlı bir program.
Boyut:28 MB İndir
Oyun
Sudoku Portable: Son zamanlarda gitgide yaygınlaşan popüler oyun Sudokunun taşınabilir versiyonu.
Boyut:0.4 MB İndir
Grafik&Resim Düzenleme
Gimp Portable: Linux’un grafik düzenleme yazılımı olan Gimp’in flash bellek üzerinden çalıştırılabilir versiyonu. Resim düzenleme, web grafikleri oluşturma ve daha birçok işlevin yapılabileceği güzel bir seçim.
Boyut:8.5 MB İndir
İnternet
File Zilla Portable: Bilgisayarda kendimin de kullandığı güzel, kolay ve kullanışlı FTP programının taşınabilir versiyonu. FTP programı arayanlara harika bir çözüm diyebilirim.
Boyut:2.3 MB İndir
Firefox Portable: Biricik sevgilimiz, bir tanemiz, Internet Explorer düşmanı internet tarayıcımızın taşınabilir versiyonu. Özellikle internet kafelerden ya da Firefox sıkıntısı çektiğiniz yerlerde kolayca çalıştırabileceğiniz beş yıldızlı bir seçenek.
Boyut:5.7 MB İndir
Miranda IM Portable: MSN, Yahoo Messenger, ICQ, Jabber gibi sohbet imkanı sağlayan servislerin anlık ileti hizmetlerini kullanabileceğiniz yazılım.
Boyut:1.2 MB İndir
Sage Extension: Firefox için RSS eklentisi.
Boyut:138 KB İndir
Müzik-Video
Audacity Portable:Ses dosyaları üzerinde istediğiniz değişikliği yapmanıza imkan veren benzerlerinin görevini fazlası ile yerine getiren muazzam bir ses editörü. Ses dosyası üzerinde kesme/yapıştırma imkanı veren, Ogg WMA, MP3 dosya türlerini desktekleyen bir yazılım.
Boyut:2.4 MB İndir
VLC Media Player: Flash belleğiniz üzerinden ses ve video dosyalarını oynatabileceğiniz çoğı dosya formatını destekleyen media yürütücü.
Boyut:8.5 MB İndir
Ofis
AbiWord Portable: Word ile yaptığınız tüm işlemlere olanak sağlayan taşınabilir zingin metin editörü.
Boyut:6.3 Mb İndir
OpenOffice Portable: Linux kullananların aşina oldukları Microsoft Office benzeri programın flash bellek versiyonu. İçinde tablo düzenlemeye (yani Excel’e karşılık), metin düzenleme (Word’e karşılık), slayt hazırlama (Power point’e karşılık) ve çizim aracını barındıran mükemmel bir alternatif. Özellikle son dönemde Web 2.0 ile yaygınlaşan ofis yazılımlarının internet üzerinden kullanılabilmesi ile gezginler birçok işini dışarıdan yapıyorlar. Onlar için eşsiz bir araç paketi olacaktır.
Boyut:65.1 MB İndir
Sunbird Portable: Taşınabilir ajanda, takvim uygulaması.
Boyut:5.7 MB İndir
Diğerleri
7-Zip Portable: 7z, ZIP, GZIP, BZIP2, TAR, RAR, CAB, ISO, ARJ, LZH, CHM, Z, CPIO, RPM, DEB ve NSIS sıkıştırma türlerini destekleyen taşınabilir yazılım.
Boyut:1.1 MB İndir
ClamWin Portable: Flash bellek üzerinden, kurulumsuz şekilde çalışan anti-virüs ve spyware yazılımı. Virüs ve casus yazılımlardan korkan gezginler için birebir!!!
Boyut:5.8 MB İndir
Eğer linklerden çalışmayan varsa yorumlara yazarak bana haber verebilirsiniz. Yukarıdaki programlarda “sadece flash disk içindir” ya da ” sadece flash bellekte çalışır” diye bir ibare yok. Yani bilgisayarınızda da zahmetsizce, kurulum olmadan kullanabilirsiniz. Ayrıca CD, hafıza kartı, hala kullanıyorsanız disketler üzerinde de çalıştırabilirsiniz. Benim gibi gezginlerin ve flash diskini her amaç için kullananların vazgeçemeyeceği araçlar mevcut. alıntı Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıVista'dan sonra "Windows 7"

Windows Vista ile daha yeni tanıştık ama şimdiden bir sonraki Windows hakkında tartışmalar başladı.
Aslında Vista sonrası Windows hakkındaki tartışmalar yıllar önce başlamıştı. Ancak herkesin odak noktası Vista olduğu için fazla ilgi görmüyordu. Vista'nın çıkmasıyla birlikte dikkatler bir sonraki Windows'a kaymaya başladı.
Önceleri Blackcomb kod adını taşıyan yeni Windows daha sonra Vienna olarak adlandırılmıştı. Microsoft'un belirlediği son isim ise Windows 7... Microsoft'tan konu ile ilgili bir açıklama yapılmamasına karşın, Windows 7'nin 2010 ile 2012 arasında bir tarihte satışa sunulması bekleniyor.
Vista aslında ara ürün olacaktı
Aslında Vienna, eski adıyla Blackcomb, 2000 yılında Windows XP'nin halefi olarak duyurulmuştu. Windows Vista ise ikisinin arasında, radikal değişiklikler içermeyen bir ara ürün olarak düşünülmüştü. Ancak özellikle işletim sisteminin güvenliği üzerindeki uzun süren çalışmalar nedeniyle yaşanan önemli gecikmeler, Vienna'nın ileri bir tarihe ertelenmesine ve Vista'nın bir ara ürün olmaktan çıkıp, XP'den çok farklı yeni bir ürün olarak sunulmasına yol açtı. Bahsi geçen ara ürünün yerine ise XP Service Pack 2 yayınlandı. Diğer taraftan, Vista ile Windows 7 arasında ise Fiji kod adlı kapsamlı bir Service Pack (Servis Paketi) yayınlanması bekleniyor.
Tüm farklılığına rağmen Vista, yeni bir Windows sürümü ve alışılmış pek çok Windows özelliğini bünyesinde barındırıyor. Buna karşın Vienna, yeni adıyla Windows 7, PC ile kullanıcı arasındaki etkileşimi yeniden tanımlamayı vaat ediyor. Windows 95 ile birlikte tanıştığımız Başlat sistemini içermeyen tamamen yeni bir arayüzün, Windows hakkında bildiğimiz her şeyi değiştimesi bekleniyor. Pie Menu, Windows Power Shell (monad), WinFS, Windows Live entegrasyonu ve daha pek çok özelliği sıkça duyacağız artık. Gerçi bu özelliklerin bazıları geçmişte Vista için de telaffuz ediliyordu. Bu nedenle, Fiji ile birlikte bunların bir kısmının sunulması mümkün olabilir.
İlginin Vista'dan başka bir yöne kaymasını engellemek için, Microsoft şimdilik Windows 7 konusunda bir açıklama yapmıyor. Ancak bir süre sonra çeşitli ipuçlarının açığa çıkması bekleniyor
Tarihin En büyük 10 Hacker Saldırısı
Onlar girilemez denilen yerlere girdiler,
aşılmaz denilen duvarları aştılar kırılmaz denilen şifreleri kırdılar.
İşte tarihe geçen en büyük 10 hacker saldırısı.
1983
Adını her dönem güvenlik uzmanlarına hatırlatacak Kevin Poulsen adlı
korsanın sıralamaya girecek boyuttaki ilk icraatı daha öğrenciyken
ABD’nin bütün güvenlik ve savunma ağının bağlı olduğu (ve internetin
doğumunda model olarak rol oynayan) bilgisayar ağına sızar. Bir
güvenlik açığını keşfederek başardığı bu sızma sonunda geçici de olsa
ülkenin bütün savunma sisteminin kontrolünü elinde tutmayı başarır.
1988
23 yaşındaki üniversite öğrencisi Robert Morris’i tanımıyor olsanız da
hâlâ hemen her gün onun attığı tohumun zehriyle karşılaşıyor hatta
belki mağduru oluyorsunuz. Morris, internetin ilk solucan (worm)
virüsünün yazarı. 99 satırlık bir deneme projesi olarak ‘ortaya
saldığı’ solucan virüsü bilgisayardan bilgisayara bulaşma özelliğiyle o
dönemde bile büyük sorun yaratmış ve iki yıl hapse mahkûm olmuştu.
1990
27 yaşındaki Amerikalı bilgisayar tutkunu Kevin Mitnick, bilgisayar
sistemlerine sızma denemelerinde çıtayı iyice yükselterek başta Nokia,
Fujitsu, Motorola ve Sun Microsystems firmaları olmak üzere önüne gelen
her yere girmeye ve bilgileri kopyalamaya başlar. Uzun süreli bir takip
sonucu Mitnick’i yakalamayı gurur meselesi yapan FBI için çalışan rakip
meslektaşı tarafından yakalandığında birçok kişi rahat bir nefes alır.
Beş yıl hapis yatan Mitnick hiçbir elektronik cihaza yaklaşmama ve
kullanmama şartıyla serbest bırakılır. Şu an pek çok eski hacker gibi
bir siber güvenlik danışmanı…
1990
Adını yeniden anacağımız Kevin Poulsen’in bu seferki hedefi lüks bir
spor arabaydı. Los Angeles’taki bir radyo istasyonu kendilerini
arayacak 102. dinleyici için son model bir Porsche vereceğini duyurunca
Poulsen telefon sistemini eline geçirerek kendisi dışındakilerin
telefonu kullanmasını engelledi. Aracı kazandı ancak iki yıl hapis
cezasından kurtulamadı.
1993
Kendilerine Masters of Deception adını veren bir hacker grubu hedef
olarak Amerikan iletişim sistemini belirler. Üstelik bunda hayli
başarılı da olur. Ülkenin en gizli ve karanlık kurumu NSA da dahil
olmak üzere bankalar, telekom şirketleri gibi önlerine gelen bütün
sistemlere girerler. Yaptıklarıysa daha çok uluslararası aramaları
bedavaya getirmektir.
1995
Rus hacker Vladimir Levin, siber tarih yapraklarında banka soyan ilk
insan oldu. Citibank’ın Amerika’daki ağına Rusya’daki evinden girmeyi
başaran Levin, bankanın hesabından 10 milyon doları buhar etti. Sefahat
içindeki yaşamı Londra’da İnterpol tarafından yakalanmasıyla son buldu.
Yapılan araştırmada paraları Amerika, Finlandiya, Hollanda ve
İsrail’deki hesaplarına aktardığı ortaya çıktı.
1996
NASA ve ABD donanması için bileşenler üreten Omega Engineering adlı
firmanın sistemine altı satırlık bir kod ekleyen Timothy Lloyd kurumsal
ölçekteki en büyük hasarı verdi. Zamana ayarlı bir mantık bombası
içeren yazılım çalıştığı anda kurumun bütün üretim verilerini silmeye
başladı. Zarar 10 milyon dolar olarak belirlendi.
1999
O yıllarda 30 yaşında olan David Smith, Las Vegas’ta strip dansı yapan
sevgilisi Melissa’nın adını verdiği virüsüyle dünyanın her yerinde
adından söz ettirdi. Dünya çapında 300 firmanın bilgilerinin tamamen
silinmesine yol açan bu virüs toplamda 400 milyon dolarlık hasara yol
açtı. Yakalanan Smith beş yıl hapse mahkûm oldu.
2000
Yaşı küçük olduğu için gerçek ismi açıklanmayan ancak internette
MafiaBoy adıyla ‘çalışan’ hacker, aralarında Yahoo, eBay ve Amazon gibi
dev sitelerin de bulunduğu 52 ağ üstündeki 75 sunucuya sızarak terör
estirdi. 2000 yılında yakayı ele verip tutuklanıncaya kadar da
faaliyetlerine devam etti.
2002
Sanal Alem sayfasında da yer verdiğimiz İngiliz Gary McKinnon, evinde
geçirdiği uykusuz saatleri bilgisayar sistemlerine sızarak
değerlendirmeye karar veren başka bir hacker. ABD savunma ağına girerek
90′ın üstünde sisteme girmeyi başaran McKinnon anavatanında yakalanarak
hapse konuldu ve yargılanmasına devam ediyor. Ancak ABD onu kendi
ülkesinde yargılamak istiyor.
Hacker olarak anılmak nasıl bir duygudur??
|
||||
|
|
||||
Batuhan ve İdris Talha'yı yan yana görseniz aklınıza en son gelecek şey iş konuştukları olabilir. Zira her ikisi de henüz lise çağlarında. Batuhan 17 yaşında. Geçtiğimiz yıl devamsızlıktan sınıfta kalmış, bundan böyle 'açık'tan devam edecek okula. İdris ise Anadolu Öğretmen Lisesi 2 sınıf öğrencisi. Onlar bir ayda birkaç bin dolar para kazanan iki ortak. 60'tan fazla kullanıcıya internet üzerinden web hizmeti veriyorlar. İçinden geçilen konjonktürde en manidar tanımlamayla; biri AK Partili, öteki ise kelimenin tam anlamıyla 'anti-AKP'li'. Birbirinden çok farklı iki ortama ait bu gençleri bir araya getirense Türkiye genelinde 90 bine yakın üyesi olan bir hack sitesi. Bilgisayar sistemlerine izinsiz girerek programı bozan, sistemin işleyişine şifreleri çökerterek dünyanın öte tarafındaki bir bilgisayarın kontrolünü ele geçirecek kadar vâkıf olan kişilere hacker deniyor. Hackerlar, bilişim suçları ile ilgilenenler tarafından yeni bin yılın en büyük tehdidi kabul ediliyor. Zira tüm dünya internet ağlarıyla örülmüş durumda ve mahareti dâhilinde bir hackerın giremeyeceği sistem, kıramayacağı şifre yok. İcraatları neticesinde Türkiye'nin tescilli hackerları arasında sayılan Tamer Şahin'in, "Cebimdeki 1 buçuk milyon lirayla milyon dolarlık sistemleri çökertmek çok hoşuma gidiyordu." itirafı, hacker psikolojisini anlamak için önemli bir tespit niteliğinde. Yapılan çoğu müdahalenin bu hissi tatmaktan öte maksadı yok. Gerçek dünyanın daralması pahasına önlerine açılan sınırsızlıkta bir iz bırakma telaşında çok sayıda insan var.
| ||||
Msn Guvenlik icin mutlaka okuyun
Msn de korunmak için yapmanız gerekenler
1-
" parolamı anımsa " ve " beni anımsa " seçeneklerini işaretlemeyin.
birisi gelir bir program çalıştırır o bilgisayardaki tüm şifreleri alır
o zaman malum msniniz gider. mümkün oldugunca bu konuda dikkatli
davranın.
2- evde
bilgisayarınızda bir program çalıştırılarak şifrelerinizin
alınabileceğini unutmayın ve ona göre dikkatli olun. örnek vermek
gerekirse size arkadaş gibi gözüken biri siz bilgisayar başından kısa
süreliğine ayrıldığınız bir anda bir program çalıştırıp sadece msn
değil tüm şifrelerinizi alabilir.
3-
gizli soru yanıtınız şaşırtmacalı olsun. örnek hangi takımı tutuyorum
sorusuna cevap " naber iyimisin sagol abi " gibi tabii siz bunu
yazmayın buna benzer ve dahada şaşırtmacalı.
4-şifreniz mutlaka harf ve sayı karşımından oluşsun. ama şaşırtmacalar yapın.
5- antivirüs ve spyware programlarını internetten düzenli update ederek bilgisayarınızı tarayın.
6- bilgisayara bir yerlere şifre vb kayıt etmeyin. kağıda yazın bir yerde dursun.
7- msn
şifrenizi almak için mailler gelebilir size mesela " kullanıcı adı
şifre dogruluyoruz bu maile kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin " gibi
sakın cevaplamayın hemen silin. biri size mail adresinizi ve şifrenizi
girin diyorsa orada ampul yanmalı ve tuzak oldugunu hemen aklınıza
getirmelisiniz.
8-
her önünüze gelenle dosya alışverişi yapmayın. her dosyayı almayın ve
aldığınız dosyalarıda virüs taramasından geçirin. microsoft güvenlik
duvarı açıksa bir yere kadar engelleme yapar ama onuda atlatmak kolay
oldugundan aldığınız dosyalara dikkat edin.
9- birde Msn messenger programını " sadece microsoft'a ait olan siteden indirin " yani başka bir sitede messenger programının içine gizli kodlar koyulup sizi tuzağa düşürmesinler.
10-
şifrenizi sadece microsoftun sitesine girerseniz ve yukarıdaki
maddeleri uygularsanız en azından güvenliğiniz % 80 sağlam olur. buda
sizin için yeterli.
turkmsn.blogspot
Süper bilgisayar, saniyede 12 trilyon işlem yapacak
Dünyanın en hızlı 76'ncı bilgisayarı KKTC'de geliştirilecek. Lefkoşa'daki Yakın Doğu Üniversitesi'nde temeli atılan YDÜ-IBM Inovasyon ve İleri Araştırma Merkezi'nde çalışacak
'süper' bilgisayar, dünya üniversiteleri arasında 8'inci en hızlı bilgisayar olacak. Bilgisayarın saniyede 12 trilyon işlem yapabilecek kapasitede olması planlanıyor.
Sadece KKTC'de değil, bölgede araştırma, geliştirme ve inovasyon çalışmalarının yapılacağı merkezde kurulacak süper bilgisayar; mühendislik, sağlık, çevre, yaşam bilimleri ve sosyal bilimler başta olmak üzere geniş bir yelpazede hizmet verecek. 20 ton ağırlığındaki bilgisayarın kasım ayından itibaren hizmete girmesi hedefleniyor.
Araştırma merkezinin yer alacağı binanın temel atma törenine KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, KKTC 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bazı bakanlar ve davetliler katıldı. Törende konuşan YDÜ Genel Koordinatörü ve İnovasyon Merkezi'nin yöneticisi İrfan Günsel, merkezin sadece KKTC'de değil, bölgede ve dünyada araştırma, geliştirme ve inovasyon aktivitelerinin cazibe merkezi olması hedefiyle yola çıktıklarını söyledi. Binanın teknolojik ve anıtsal bir yapı olacağına işaret eden Günsel, saniyede 12 trilyon bilgi işleyebilen 'süper' bilgisayarın yanı sıra IBM'in geliştirdiği 'cell' (hücre) teknolojisi işlemcilerden oluşan bir başka bilgisayarın da hizmet
vereceğini kaydetti. Merkezin, KKTC'nin sürdürülebilir gelişmesine büyük katkısı olacağına
dikkat çeken Günsel, "Eğitimin bütün kademelerinde yer alan Yakın Doğu Üniversitesi, içinde bulunduğu topluma sürdürülebilir bir gelecek sağlamayı amaçlamaktadır." dedi.
IBM Türkiye Genel Müdürü Eray Yüksek ise geçmişte merkezle ilgili temaslarda bulunmak üzere geldiği KKTC'de görüştüğü insanlarda 'heyecan, bölgede oyuncu olma isteği, yatırım yapma, hız, zaman, para ve ilgi' gördüğünü belirtti. "Bunların olduğu yerde bir yerden bir yere gitme şansımız çok fazla." diyen Yüksek, inovasyonun en önemli unsurunun insan olduğunun altını çizdi. Merkezin KKTC'de iş imkânı sağlayacağına da dikkat çeken Yüksek, "Türkiye ve KKTC, bölgeye bir merkez olabilir mi? Bu hızla devam ettiği sürece, rekabetçi, pazarlığa kapalı bir endüstri oluşturacağız. Öyle bir meta olacak ki bu bölgede dünyayı sürükleyecek projeler geliştireceğiz."
diye konuştu.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıBeklenen Pardus 2007.2 Caracal caracal 11 Temmuz'da yayında
Özgür işletim sistemi Pardus'un son kararlı sürümü Pardus 2007.2 Caracal caracal, 11 Temmuz 2007, saat 11:00'den itibaren www.pardus.org.tr adresinden ücretsiz indirilebiliyor.
![]() |
Pardus, Linux çekirdeği etrafında ve genellikle GPL (Genel Kamu Lisansı) ile özgürce dağıtılan uygulama yazılımlarından oluşan açık kaynak kodlu bir işletim sistemi. GPL'e göre Pardus'u dilediğiniz gibi istediğiniz sayıda makinede çalıştırabilir, kaynak koduna göz atıp isterseniz özgürce değiştirebilir ve GPL lisansını değiştirmeden yeniden dağıtılabilirsiniz.
Pardus 2007.2 deposunda, bu sürümdeki 1754 sınanmış ve kararlı paket dahil, sürekli artan sayıda yazılım bulunuyor. Pardus kullanıcıları katkı (contrib) deposunu Paket Yöneticisi'ne ekleyerek 650'den fazla paketi indirebilirler.
Pardus 2007.2: Yeni ve Yenilikçi
Pardus 2007.2 Caracal caracal, çok sayıda yenilik içeriyor. Bunların bir kısmı küresel özgür yazılım camiası tarafından üretilen yazılımların güncellenmiş sürümleri. Pardus proje ekibince geliştirilmiş Pardus teknolojilerinde de önemli yenilikler var.
Pardus'un paket yönetim sistemi PiSi de güncellemelerden payını aldı. PİSİ artık daha etkili aramalar yapabiliyor ve eskisinden çok daha hızlı!
Pardus 2007.2 kararlı ve güçlü altyapısının yanında göze de hitap eden KDE masaüstü ortamının güncel 3.5.7 sürümünü sunuyor. Yeni sürüm, özellikle PDF araçlarının yönetimi ve gösteriminde ciddi performans artışları sağlıyor.
Ağ yöneticisi uygulaması da artık PEAP-MSCHAPv2 desteğiyle birlikte geliyor. Artık Pardus kullanıcıları kablosuz aygıtlara bu protokolü kullanarak, diğer platformlarda öntanımlı gelmeyen güçlü şifreleme olanaklarıyla bağlanabilecekler.
Pardus 2007.2'ye Jmicron desteği de eklendi. Jmicron kontrolcülerine sahip olanlar şimdi Pardus 2007.2'yi hiçbir zorlukla karşılaşmadan kurabilirler. Bu, SATA diskine sistem kuramayan kullanıcıların beklediği bir özellikti.
Pardus 2007.2, açılış sürecinde görülen GRUB girdilerini eklemek, değiştirmek ya da silmek için kullanılabilen yeni bir açılış yöneticisini de sunuyor.
Pardus 2007 Türkçe, İngilizce, Almanca, Hollandaca ve Brezilya Portekizcesi dillerini kurulum aşamasından masaüstü ortamına kadar destekliyordu. Şimdi Pardus 2007.2 ile İtalyanca, Fransızca ve Katalanca da baştan sona destekleniyor!
Neden Caracal caracal?
Vahşi kedi ailesinde hiçbir kedi bu kadar Türk değildir. Türkleri tarih boyunca gittikleri her yerde izleyen bir kedi olan Caracal caracal, bilimsel literatürdeki Latince adını da aslında Türkçe bir kelimeden almış: Karakulak! Caracal caracal'ın kulaklarında, avını bulabilmesine yardım eden 20 ayrı kas var. Kulaklarının ucundaki püskülleriyse avının tam yerini saptamasına yardım eder.
Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika'da yaşayan Caracal caracal, dış görünümü ile vaşağa benzese de aslında tamamıyla farklı bir vahşi kedi türü. Çok hareketli, orta büyüklükte bir kedi. Her ne kadar küçük kedi kategorisinde sayılsa da, küçük kediler arasında en ağır ve en hızlı olanı. Karakulak 65-75 cm boyundadır ve 30 cm uzunluğundaki kuyruğuyla boyu 1 metreyi bulur.
Caracal caracal daha çok kuru steplerde ve ormanlık alanlarda yaşar. Çevre şartlarına mükemmelen uyum gösterdiği için kurak bölgelerde uzun süre su içmeden yaşamına devam edebilir. Gece avlanmayı tercih eder. Daha çok küçük canlılarla beslense de ceylan, antilop hatta büyükbaş hayvanları da avladığı görülür. Leoparlara benzer şekilde avını bazen ağaç dallarında daha sonra yemek üzere saklar. Hızlı hareket eder ve tek sıçrayışta birden fazla kuş yakalayabilir.
Caracal caracal soyu tehlikede olan canlı türleri arasındadır. Çok kolay evcilleştirilebildiği için Caracal caracal, evde beslenebilir. Geçmişte bu kedi türünün İran ve Hindistan'da evcilleştirilerek "av kedisi" olarak kullanıldığı bilinmekte. Caracal caracal Türkiye'de Güney Toroslar, Konya Havzası ve Güneydoğu Anadolu'da yaşamakta. WWF Türkiye'nin işbirliğiyle Pardus 2007'nin yeni sürümünün masaüstüne yerleşen Caracal caracal fotoğrafı, Martin Harwey tarafından çekildi.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıTürk kedisi, Windows’u tırmalıyor
![]() |
Gençlerin ürünü Pardus, kullanıcı kitlesiyle yerli yazılım adına geleceğin ipuçlarını veriyor. Lisanslı yazılıma bağımlılıktan kurtarması beklenen Pardus, ekonomiye de katkıda bulunacak. Asker Alma Daire Başkanlığı (ASAL)’nın, bilgisayarlarına Pardus kurmayı tercih etmesiyle 1 buçuk milyon dolar tasarruf sağlandı.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK)’na bağlı Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE)’nün özgür yazılımcıları bir araya getirmesiyle ortaya çıkan Türk kedisi Pardus, emin adımlarla ilerliyor. Üniversitelerden kamu kurumlarına, şirketlerden yerel yönetimlere kadar geniş bir alanda kullanılmaya başlayan Pardus, adını leopar türündeki büyük kedilerin Anadolu’daki son temsilcilerinden, Anadolu parsından alıyor. Bilgisayar yayınları aracılığıyla ilgili kitleye ulaşmaya çalışan yerli işletim sistemi, 500 bin dergiyle dağıtım gerçekleştirdi.
Pardus, bilgisayar kullanıcıları ile bilişim okur-yazarlarının temel masaüstü ihtiyaçlarını karşılamak üzere hazırlanan Linux geliştirme projesi. UEKAE’nin desteklediği platform, Türkiye’de yazılım alanında bilgi birikimini artırıp üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor. Pardus geliştiricisi Erkan Tekman, 13 kişilik UEKAE çalışanının yaş ortalamasının 25 olduğunu söylüyor. İçerisinde İtalyan, Brezilyalı, Fransız ve Hollandalı olmak üzere 7 yabancı ile birlikte 40 kişilik bir ekip çalışıyor. 10 milyon satırlık Linux koduna 50 bin satır ekleyen ekibi bir de ‘yazılım hatası var mı?’ diye kontrol eden bin 500 kişilik kullanıcı grubu var.
Erkan Tekman, yeni bir sürüm çıktığında güncelleme yapanların sayısından yola çıkarak 50 bin kullanıcı olduğunu tahmin ediyor. Tekman, “Türkiye’de yaklaşık 6 milyon bilgisayar var. Her yıl bu sayı bir milyon artıyor. Eğer bu bilgisayarlarda korsan yazılım kullanılmıyorsa her bilgisayar başına 100 dolardan yazılım maliyeti hesaplandığında karşımıza yüksek bir meblağ çıkıyor. Biz Pardus’la bu rakamı aşağılara çekmeyi hedefliyoruz. Böylece ekonomiye de büyük oranda katkısı olacak. Şu an birçok üniversite, kamu kurumu, yerel yönetim özgür yazılım kullanmaya başladı. Her gün yeni bir kullanıcı haberi alıyoruz. İlk resmî kullanıcımız ASAL’daki tasarruf bile neler yapabileceğimizin ipuçlarını veriyor. ASAL projesi diğer yazılımla yapılmış olsaydı 1 buçuk milyon dolar civarında lisans bedeli ödenmesi gerekiyordu. Çünkü 4 bin 500 kullanıcı bilgisayarı, 600 civarında da sunucu bilgisayara lisanslı yazılım alınacaktı. Lisans bedeli sıfır olan Pardus tercih edildiği için bu para tasarruf edildi.” dedi.
Pardus, internete girmek, sohbet etmek, yazı yazmak gibi ofis yazılımları kullanmak, CD ve DVD yazmak, MP3 dinlemek, dosya aktarımı yapmak gibi temel bilgisayar kullanıcısının ihtiyacını rahatlıkla karşılıyor. Program sorunsuz çalışan oyunlarla geliyor. Erkan Tekman, Türkiye’deki bilgisayar kullanıcılarının yüzde 95’inin temel bilgisayar kullanıcısı olduğuna dikkat çekerek şunları söylüyor: “Programımız kullanıcıların yüzde 95’inin ihtiyacını karşılıyor. Hatta kullanıcının davranışlarına göre kendini geliştiren spam filtresi ile rahatsız eden e-postalardan yüksek oranda kurtuluyorsunuz. Eczane, hastane yönetimi, muhasebe programlarındaki gibi programlar için henüz hazır değiliz. Şimdiki hedefimiz bir KOBİ’nin uğraşmadan kullanılabileceği programları bir araya getirmek. Bunu da bir yıla kadar hazırlayabileceğimize inanıyorum.”
Pardus’un ‘Çalışan CD’si sayesinde mevcut işletim sisteminize zarar vermeden deneyebiliyorsunuz. Bu CD’yi bilgisayar dergilerinden elde etmek mümkün. Ayrıca www.pardus.org.tr sitesinden indirip bir CD’ye yazdırarak da çalışan CD yapabiliyorsunuz.
Başta kamu kurumları ve eğitim kurumları olmak üzere bazı projelerde Pardus kullanılmaya başlandı. Bunlardan bazıları şunlar: Fatih Üniversitesi derslik ve laboratuvarı, Denizli’de bir sağlık ocağı, Çorum Belediyesi, ASAL, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü, Petrol-İş Sendikası, Neziroğlu Otomotiv, Bergama Belediyesi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi kütüphanesi ve bilgisayar laboratuvarı ile Işık Üniversitesi. Okan Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ise hazırlık yapıyor.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı


