Küreselleşmenin Etkisinde Ulusal Egemenlik Kavramı
Küreselleşme zaman ve mekan kavramının ortadan kalkmasıdır.Yani insanların ulaşmak istedikleri şeye anında ve hiçbir zorlukla karşılaşmadan ulaşmalarıdır.
Diğer bir deyişle küreselleşme,Dünya’nın bir köy haline gelmesidir.Öyle bir köydür ki, olan her şeyden herkes anında haberdar olur.Bu köyü iç içe yaşayan farklı toplumlara ve farklı kültürlere benzetebiliriz.Burada kavramlar yavaş yavaş bir topluma özel olmaktan çıkıp,genelleşmesi söz konusudur.
Küreselleşmeyi bizde olan şeyleri başkalarına vermek ,başkalarında olan şeyleri de kendimize örnek almak olarak görebiliriz.Bu çerçevede küreselleşme daha çok siyasi,ekonomik ve kültürel alanlarda görülen ve hızla yayılan bir olgunun ifadesidir diyebiliriz.
Küreselleşmenin ana teması toplumların ekonomik,siyasi ve kültürel olarak gittikçe bütünleşmesi ya da tek tipleşmesidir.İşte bu sebepten farklı milli kültürlerden zayıf olanlar buna daha fazla direnç gösteremeyecek ve tarih sahnesinden silinip gideceklerdir.
Ulusal egemenlik ve milli bütünlük işte tam burada devreye girmektedir.Şöyle ki,küreselleşme yayılırken genellikle büyük devletlerin kontrolü altında yayılır.Yani bir ülkenin başka bir ülke üzerinde gerek ekonomik gerekse diğer alanlarda baskı kurması küreselleşme adı altında adeta zehirli bal gibidir.
İnternet, küreselleşme adına verilebilecek iyi bir örnektir.Mesela interneti hangi ülke hakimiyeti altına alırsa kendi kültürünü diğer ülkelere empoze etme adına büyük bir koz olarak kullanabilecektir.Şunu biliyoruz ki interneti bizi bizden uzaklaştırıyor diye kullanmamak en büyük cahillik olacaktır.Çünkü yenilikleri yakından takip edip ve bilimi sadece kullanan değil de üreten toplum olmak rakipleri çok yakından ve güncel olarak takip etmeyi gerektirir.
İnternet örneği sadece bunlardan birisi.Bunu gerek ekonomi gerekse de kültürel açıdan örneklerle çoğaltabiliriz.Artık müzik zevkinden yemek alışkanlığına,giyim tarzından eğlence tarzına,dilinden sanatına,kültürel değerlerinden milli ülkülerine ve tarihine kadar pek çok alanda kendi değişmezlerini terk etmek zorunda kalacaktır.Hâl böyle olunca da artık egemenlikten söz etmek imkansız hale gelecektir.
Eğer küreselleşme zorunlu ise yapılacak şey açık ve net bir şekilde ortadadır.
İlk olarak insanlarımız kendi kültürüne,ülküsüne,devletine ve halkına sımsıkı bağlı olacak şekilde gerekli eğitimden geçirilmelidir.Yani bu sevgiyi insanımızın içine yerleştirirsek artık ne küreselleşme gibi emperyalizmin modern deyiminin ne de herhangi bir zoraki gücün bunu sinelerden silmeye gücü yetebilir.Unutmayalım ki sağlam kişilikli toplumlar ne kadar bastırılır ve sindirilirse de bir şekilde fırsatını bulduklarında yeniden filizlenmektedirler.
İkinci olarak madem böyle bir olay var;bu olaydan niçin bizde faydalanmıyoruz ki?Kendi kültürümüzü yayabilir,bilimi ve rakiplerimizi yakından takip edebilir,ihracatımızı artırarak ekonomimizi geliştirebiliriz.
Sonuç olarak akıllı hareket ederek yereli ulusala ve evrensele taşıyabilir,bunu yaparken de kendi benliğimizden taviz vermek zorunda değiliz.Yeter ki bağlılığımız konusunda en ufak bir tereddüde düşmeden emin adımlarla ilerleyelim.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Windows XP için SP3
Microsoft Windows XP için üçüncü hizmet paketinin RC2 beta sürümü de
İngilizce XP'ler için geçerli olan SP3 RC1'in o günden bugüne Türkçe sistemler için olan dil paketi yayınlanmadı. Halbuki Vista için yayınlanan SP1 hizmet paketinin RC1 sürümü internetten dağıtılmaya başlandığı andan birkaç gün sonrasında Türkçe desteği de hazırlanıp dağıtılmaya başlanmıştı.
Şimdi yeni RC2 beta sürümü yayınlanan XP SP3 de Türkçe sistemlerle uyumlu değil. Türkçe sürümü dağıtılmaya başlar başlamaz buradan size haberini veriyor olacağız.
XP SP3'ün aslında çok fazla yeni özellikler getirdiğini söyleyemeyiz. Daha çok SP2'den bu yana gerçekleşen güncellemeler ile güvenlik
XP SP3 RC2 sürümünü indirmek isteyenler bu linki kullanabilirler.
Programlarınızı Flash Disk ile Yanınızda Taşıyın
USB 2.0′dan sonra usb üzerinden veri transferi oldukça kullanışlı bir hale geldi. Bir de buna ek olarak eskiden diğer ülkerlerle kıyaslandığında dağ kadar fiyat farkı çıkan bilgisayar parçalarının ülkemizde de belli bir düzeye gelmesi bilgisayar kullanıcılarının en büyük yardımcısı ve tabir-i caizse evin küçük kızı flash belleklere büyük önem kazandırdı. Flash bellekler ya da diğer ismi ile flash diskler küçüklüğü ve taşınabilirliği nedeniyle birçok kişinin verilerini taşımaya başladı. Kimisi anahtarlık gibi, kimisi ucundaki ışığı ile fener gibi artı özellikleri ile ceplerimizi süsledi. Şimdiye kadar hep belgeleri, fotoğrafları, müzilleri ya da programların kurulum dosyalarını taşıyorduk. Ancak bu yazıdan sonra bazılarımız mutlaka işine yarayacak programları flash bellekleri üzerinden çalıştıracaklar. Evet doğru duydunuz bu makalemde hiç kurulum gerekmeyen, küçük boyutlu araçların flash bellekler üzerinden çalışan türlerine göz atacağız.
Web Geliştirme Araçları
Nvu Portable: Dreamweaver ve Front Page ile benzerlik gösteren bu program ile web uygulamalarınızı düzenleyebilirsiniz. Program CSS düzenleme, tablo yapısı ve renklendirme özelliklerine de sahip. Eşdeğerlerini aratmayacak bir yazılım. Web programcılığı ile ilgilenenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum.
Boyut:7.2 MB İndir
XAMPP: Web geliştiricilerine içinde Apache, MySQL, PHP + PEAR, MiniPerl, OpenSSL, phpMyAdmin, XAMPP Control Panel, Webalizer, Mercury Mail Transport System, FileZilla FTP Server, ADODB, Zend Optimizer, XAMPP Security paketlerini barındıran kullanışlı bir program.
Boyut:28 MB İndir
Oyun
Sudoku Portable: Son zamanlarda gitgide yaygınlaşan popüler oyun Sudokunun taşınabilir versiyonu.
Boyut:0.4 MB İndir
Grafik&Resim Düzenleme
Gimp Portable: Linux’un grafik düzenleme yazılımı olan Gimp’in flash bellek üzerinden çalıştırılabilir versiyonu. Resim düzenleme, web grafikleri oluşturma ve daha birçok işlevin yapılabileceği güzel bir seçim.
Boyut:8.5 MB İndir
İnternet
File Zilla Portable: Bilgisayarda kendimin de kullandığı güzel, kolay ve kullanışlı FTP programının taşınabilir versiyonu. FTP programı arayanlara harika bir çözüm diyebilirim.
Boyut:2.3 MB İndir
Firefox Portable: Biricik sevgilimiz, bir tanemiz, Internet Explorer düşmanı internet tarayıcımızın taşınabilir versiyonu. Özellikle internet kafelerden ya da Firefox sıkıntısı çektiğiniz yerlerde kolayca çalıştırabileceğiniz beş yıldızlı bir seçenek.
Boyut:5.7 MB İndir
Miranda IM Portable: MSN, Yahoo Messenger, ICQ, Jabber gibi sohbet imkanı sağlayan servislerin anlık ileti hizmetlerini kullanabileceğiniz yazılım.
Boyut:1.2 MB İndir
Sage Extension: Firefox için RSS eklentisi.
Boyut:138 KB İndir
Müzik-Video
Audacity Portable:Ses dosyaları üzerinde istediğiniz değişikliği yapmanıza imkan veren benzerlerinin görevini fazlası ile yerine getiren muazzam bir ses editörü. Ses dosyası üzerinde kesme/yapıştırma imkanı veren, Ogg WMA, MP3 dosya türlerini desktekleyen bir yazılım.
Boyut:2.4 MB İndir
VLC Media Player: Flash belleğiniz üzerinden ses ve video dosyalarını oynatabileceğiniz çoğı dosya formatını destekleyen media yürütücü.
Boyut:8.5 MB İndir
Ofis
AbiWord Portable: Word ile yaptığınız tüm işlemlere olanak sağlayan taşınabilir zingin metin editörü.
Boyut:6.3 Mb İndir
OpenOffice Portable: Linux kullananların aşina oldukları Microsoft Office benzeri programın flash bellek versiyonu. İçinde tablo düzenlemeye (yani Excel’e karşılık), metin düzenleme (Word’e karşılık), slayt hazırlama (Power point’e karşılık) ve çizim aracını barındıran mükemmel bir alternatif. Özellikle son dönemde Web 2.0 ile yaygınlaşan ofis yazılımlarının internet üzerinden kullanılabilmesi ile gezginler birçok işini dışarıdan yapıyorlar. Onlar için eşsiz bir araç paketi olacaktır.
Boyut:65.1 MB İndir
Sunbird Portable: Taşınabilir ajanda, takvim uygulaması.
Boyut:5.7 MB İndir
Diğerleri
7-Zip Portable: 7z, ZIP, GZIP, BZIP2, TAR, RAR, CAB, ISO, ARJ, LZH, CHM, Z, CPIO, RPM, DEB ve NSIS sıkıştırma türlerini destekleyen taşınabilir yazılım.
Boyut:1.1 MB İndir
ClamWin Portable: Flash bellek üzerinden, kurulumsuz şekilde çalışan anti-virüs ve spyware yazılımı. Virüs ve casus yazılımlardan korkan gezginler için birebir!!!
Boyut:5.8 MB İndir
Eğer linklerden çalışmayan varsa yorumlara yazarak bana haber verebilirsiniz. Yukarıdaki programlarda “sadece flash disk içindir” ya da ” sadece flash bellekte çalışır” diye bir ibare yok. Yani bilgisayarınızda da zahmetsizce, kurulum olmadan kullanabilirsiniz. Ayrıca CD, hafıza kartı, hala kullanıyorsanız disketler üzerinde de çalıştırabilirsiniz. Benim gibi gezginlerin ve flash diskini her amaç için kullananların vazgeçemeyeceği araçlar mevcut. alıntı Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıAzgın azınlığın yaptığına bak !
"Sessiz
çoğunluk" sessiz kaldıkça "azgın azınlık" her türlü antidemokratik
tavırla çıktı onların karşısına. Nuh Gönültaş azgın azınlığı yazdı.
Azgın azınlık, TBMM'ye olmayan bir yasağı kaldırttı!
Halkın TBMM'deki temsili ile rakamlar ve anketler arasında büyük bir uyum söz konusu.
Son bir aydır üzerinde en çok tartışılan "Türban yasağı" konusunda da bezeri bir uyum ortaya çıkıyor.
Anketler yüzde 80'e 20'yi gösteriyor.
TBMM'deki oylama sonucu da aşağı yukarı yüzde 80'e yüzde 20.
Şimdi... Türkiye'nin geleceğinden korkmamak gerekiyor.
Çünkü özgürlükçüler çoğunlukta, yüzde 80. Yasakçılar azınlıkta yüzde 20.
Son tartışmalarda yüzde 20'nin ortak ismini de iyice netleştirdi: "Azgın azınlık"
Yüzde 80'in adı her zaman "sessiz çoğunluk'tu.
"Sessiz çoğunluk" sessiz kaldıkça "azgın azınlık" her türlü antidemokratik tavırla çıktı onların karşısına.
Çünkü sessiz çoğunluğu temsil eden siyasi partiler Meclis'te dağınık
bir durumdaydı ve rejimle uzlaşmak uğruna kendilerine oy verenlerin
taleplerini bugüne kadar hep görmezden geldi.
TBMM'deki yüzde 80 dün, yüzde 20'nin yasakçılığından güç olan ve
üniversitelerde örgütlenmiş azgın azınlığın resmen olmayan ve fakat
fiilen uyguladığı "Başörtüsü yasağının anayasadaki güya dayanaklarını
ortadan kaldırdı.
Bakın azgın azınlık yasakta diretince sessiz çoğunluğa ne yaptırdı?
Yasalarda olmayan ve fakat fiilen uygulanan bir yasağı yasal olarak kaldırdı.
Azgın azınlık eğer yasakta diretmeseydi, ne anayasa da ne de yasalarda
böyle bir düzenlemeye gerek kalırdı, konu hoşgörü çerçevesinde
çözülürdü. Böylece kimse de olayın bir "rövanş" olduğunu söyleme gereği
duymazdı.
Bu süreçte ortaya çıktı ki, yasakçıların, azgın azınlığın, sürekli
yasak yasak diyerek bunun için ileri sürdüğü gerekçelerinde boş olduğu
ortaya çıktı.
Yasağın Avrupa Birliği ayağı çöktü. Bu zaten yalandı ve Avrupa
Birliği'nin üniversitelerde başörtüsü yasağı uygulamasına geçit veren
bir kararı yoktu ve hiç bir Avrupa ülkesi üniversitesinde başörtüsü
yasağı diye bir yalan ve yasak yoktu. Ama rektörlerimiz hep bu tezle
yasağı savunuyorlardı.Yalan her zaman çökmeye mahkumdur.
Yasağın anayasal ayağı çöktü, çünkü aslında anayasada başörtüsü yasağı diye bir yasak söz konusu değildi.
Yasal ayağı çöktü, çünkü yasalarda başörtüsü yasağı diye bir şey yoktu.
Peki o zaman TBMM neyi kaldırdı?
Komik ama TBMM resmen olmayan bir yasağı kaldırdı. Azgın azınlığın dayattığı fiili yasağı resmen kaldırdı.
Başörtüsü ya da türban, zaten serbesti. Fakat azgın azınlığın
üniversitelerdeki örgütü bu yasağı fiilen uyguluyor, gerekçe olarak da
Anayasa ve Avrupa Birliği kararlarını gösteriyordu.
Bu süreç hepsini çökertti. Fiili yasakçıların gerekçelerinin gerçek
olmadığı yalan olduğu ortaya çıktı. Gerekçelerinde ileri sürülen
Anayasa maddelerinde bir daha yasağı savunabilme ihtimallerini ortadan
kaldırdı.
Çöktü, hepsi çöktü!
Bakın Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a göre de anayasa ve yasalar türbanı yasaklamıyor.
Ona göre de yasalardan ve anayasadan kaynaklanan bir başörtüsü yasağı yok.
TBMM olmayan bir yasağı kaldırdı ama bu süreç yasakçılığı fiilen
sürdürmeye çalışanların yalanlarını ortadan kaldırmaya yaraması
açısından son derece verimli geçti!
85 milyon bilinmeyen içeren denklem çözüldü
Bilkent Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, 85 milyon bilinmeyen içeren dünyanın en büyük bilişimsel elektromanyetik problemini çözerek bir dünya rekoruna imza attılar.
Önceki rekorda da isimleri bulunan araştırmacıların son çalışmaları, savunma sanayinde radar, uydu ve uzaktan algılama sistemlerinde çok daha ileri teknolojilerin geliştirilmesi aşamalarında da kullanılabilecek.
Çalışma, daha az elektromanyetik dalga yaydığından insan sağlığına daha az zarar verecek cep telefonu, bilgisayar gibi cihazların yapımından, çok hassas tıbbi görüntüleme cihazlarının üretilmesine kadar pek çok alanda yenilikler getirecek.
Çalışma, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü’nün (IEEE) yayınladığı dergilerde ve konferanslarda da duyuruldu.
AA muhabirine bilgi veren Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi ve Bilişimsel Elektromanyetik Araştırma Merkezi (BİLCEM)
Direktörü Prof. Dr. Levent Gürel, BİLCEM’de doktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas ile 42 milyon bilinmeyen içeren bilişimsel elektromanyetik problemlerini çözerek geçen yıl kırdıkları dünya rekorunu bu yıl iki katına çıkardıklarını anlattı.
Geçen yıl kırdıkları bu rekordan daha önceki rekorun ise 20 milyon bilinmeyeni bulunan bir problemin çözümü olduğunu bildiren Gürel, "Bir yıldan az bir süre içinde BİLCEM’de görevli araştırma grubu olarak, 85 milyon bilinmeyen içeren büyük matris denklemleri çözerek dünya rekorunu iki katına çıkardık. Bu başarımız, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü’nün (IEEE) yayınladığı pek çok dergide ve düzenlediği konferanslarda da ilgili meslektaşlarımıza duyuruldu" dedi.
MÜTEVAZI TEKNOLOJİ, ANCAK GÜÇLÜ YÖNTEMLER..."
Milyonlarca bilinmeyen içeren problemlerin çözümü için yüksek bellek ve güçlü işlemciler içeren paralel süper bilgisayarların kullanıldığını dile getiren Gürel, kullandıkları bu bilgisayarlar dünyadaki örnekleriyle karşılaştırıldığında oldukça mütevazı kalmasına rağmen 85 milyon bilinmeyeni bulunan bir denklemi çözebildiklerini söyledi. Gürel, şunları kaydetti:
"Merkezimizde 32, 64 ve 128 çekirdekli ve 256-512 GB bellek içeren süper bilgisayarlarımız var. Fakat bu bilgisayarlar, dünyadaki ilk 500, hatta ilk 5 bin bilgisayarın arasına bile girmiyor. Biz dünyanın en büyük ve en güçlü bilgisayarlarını kullanmadan böyle bir dünya rekoru kırdık. Oldukça mütevazı hesaplama kaynaklarıyla dünyanın en büyük matris denklemlerinin çözülmesinin sırrı, geliştirdiğimiz elektromanyetik yöntemler, matematiksel yaklaşımlar ve paralelleştirme algoritmalarıdır." 
SAVUNMADA İLERİ TEKNOLOJİLER GELİŞTİRİLECEK-
Prof. Dr. Levent Gürel, milyonlarca bilinmeyeni bulunan problemlerin çözümünün, savunma sanayinde, radarlar, uydu teknolojileri, uzaktan algılama gibi alanlarla tıbbi görüntüleme, optik, nanoteknoloji, metamalzemeler gibi pek çok disipline yarar sağladığını ifade etti.
Gerek savunma sanayine, gerekse sivil elektronik endüstrisine yönelik araştırma çalışmalarının, Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), ASELSAN, TÜBİTAK ve TÜBA gibi kurumlar tarafından desteklendiğini vurgulayan Gürel, bu alandaki uygulamalarla ilgili şunları söyledi:
"Yaptığımız çalışmanın pek çok alanda uygulaması var. Örneğin, uzaktan algılama, uydu teknolojileri, radarlar, nanoteknoloji gibi alanlarda yaptığımız katkılar hem savunma, hem de sivil amaçlara hizmet ediyor.
Uçan, yüzen ve karada hareket eden hedeflerin uzaktan algılanmasında, bunların radar izlerinin çıkarılmasında, yüksek çözünürlüklü görüntülerinin elde edilmesinde kullanılacak teknolojik alt yapı, şu an itibariyle hazır."
SAĞLIKTA YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ CİHAZLAR ÜRETİLECEK-
Tıp alanına katkıda bulunabilmek için elektromanyetik prensiplerle çalışan çok hassas görüntüleme cihazlarının tasarımına yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gürel, şöyle devam etti:
"Bu çalışmalar sayesinde, sadece deri üstünde değil, deri altında bulunan tümörlerin de yüksek çözünürlüklü görüntüleri elde edilecek, gelecekte biyopsi yapmaya gerek kalmadan tanı konabilecektir.
Çok büyük elektromanyetik problemlerin çözümünün sağlayacağı bir başka yarar için de cep telefonlarının insan beyni içinde yarattıkları elektromanyetik dalga dağılımının hesaplanması örneği verilebilir. İnsan beyni cep telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgalara maruz kalıyor. Bu durumun zararlı olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılamıyor. Elektromanyetik hesaplama çalışmalarına dayalı tıbbi görüntüleme yöntemleri sayesinde, beynin içindeki milyonlarca noktada elektromanyetik alan düzeyleri hesaplanarak çok yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilebilir. İşte bunu başarabilmek için eskiden çözülemeyen ve hatta dünyanın pek çok yerindeki araştırma merkezlerinde halen çözülemeyen çok büyük problemlerin çözümü gerekiyor."
RİSKİ AZALTAN ANTENLER YAPILACAK
Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının çevreye yaydığı elektromanyetik dalgaların henüz kanıtlanmamış bir risk oluşturduğunu ve bu riskin azaltılması için daha verimli çalışan antenlerin yapılması gerektiğini vurgulayan Gürel, "Böylece, cep telefonları ve baz istasyonları daha az güç kullanarak daha iyi çalışacaklar ve elektromanyetik kirliliği azaltacaklardır. Bu şekilde sağlık riskini azaltma şansımız var. Küçük, hatta görünmeyen ve işlevi yüksek bir antenle bu riskleri azaltmak mümkün. Geliştirdiğimiz simülasyon yöntemlerimizle anten tasarımlarını yapabiliriz" dedi.
Cep telefonları ile ilgili çalışmalarına Nokia’nın ilgi gösterdiğini bildiren Gürel, cep telefonları gibi taşınabilir bilgisayar antenlerini de görünmeyecek kadar küçük, ancak çok verimli çalışacak şekilde tasarlayabileceklerini, bu konuya da Vestel, IBM ve Intel gibi firmaların ilgi gösterdiklerini dile getirdi.
ABD’de üyesi bulunduğu bir araştırma grubunun da arabalardaki antenler üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirten Gürel, bu antenlere de cep telefonlarının bağlanabileceğini, böylece daha kaliteli iletişimin sağlanabileceğini kaydetti. Gürel, yakın gelecekte uydu radyosu ve TV yayınlarının alınabilmesi için bu tür antenlerin kullanılacağını ifade ederek, "Şu an dünyada pek çok firma bunları araçlarına takabilmek için tasarım çalışmaları yapıyorlar. Bu çalışma sonuçlarının Türkiye’ye yakın bir zamanda geleceğini düşünüyoruz. Birkaç yıl sonra araba satın alırken GSM, GPS ve uydu yayınlarına uygun anteni var mı diye bakmaya başlayacağız" dedi.
HEDEF 100 MİLYON BİLİNMEYENLİ DENKLEM-
Doktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas’la birlikte yürüttükleri çalışmanın bir sonraki amacının 100 milyon bilinmeyenli denklemler çözmek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gürel, "Bu sadece büyük ve yuvarlak bir sayı değil. Geliştirilecek olan bu kabiliyet, bilim dünyasında karşılaşılan büyük, karmaşık ve önemli problemlere çözüm getirecek" dedi.
Gürel, bu kabiliyetin öncelikle Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak kullanılmasının planlandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bu bağlamda özellikle özel sektörün BİLCEM’le irtibat kurmasını talep ediyoruz. Özel sektörün bizden isteyebileceği elektromanyetikle ilgili her türlü araştırma çalışmasına şimdiden hazırlıklıyız. Geliştirdiğimiz kabiliyetlerimizi endüstrinin hizmetine sunmaya çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bilimde ilerlemenin, yeni teknolojiler geliştirmenin ve ekonomide kalkınmanın hep birlikte yapılması gerekiyor. Ancak bu şekilde yurt dışından satın almaktan vazgeçemediğimiz cep telefonu, bilgisayar, ilaç, uçak gibi ileri teknoloji ürünlerinin bir kısmını ülkemizde üreterek ekonomimizin güçlenmesini sağlayabiliriz."
Yorum (0)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Lityum-Polimer akülerle çalışan 'Electra' adlı uçak, 48 dakika havada kaldı
Teknoloji sınır tanımıyor
Fransız mühendislerden oluşan bir ekip, ilk kez elektrikle çalışan motorlu bir hava taşıtını uçurmayı başardı.
Electra adı verilen projenin sorumlusu Anne Lavrand, elektrikli motor ve Lityum-Polimer aküleriyle çalışan "Electra F-WMDJ" adlı tek kişilik uçağın, Aspres-sur-Buchol havaalanından kalkarak, 48 dakika süreyle havada kaldığını söyledi.
Ekipten yapılan yazılı açıklamada da bu ileri teknolojinin, tek kişilik hobi uçakları alanında bir alternatif sunduğu kaydedildi.
Projede 1,5 yıl boyunca 5 kişinin çalıştığı belirtildi.
Nasreddin Hoca-Noel Baba

Noel baba yılbaşına doğru gündeme gelen bir ''dönem'' figürüdür.
Nasrettin hoca yılın her günü yıldızdır!...
Noel baba 'bütün çocuklara karşılıksız armağan verme gibi ütopik,imkansız bir fikrin kahramanıdır.
Nasrettin hoca , 'parayı veren düdüğü çalar' dürüstlüğüyle realist ve gerçek bir kimsedir...
Noel baba ÇAM AĞAÇLARININ toplu katliamında baş rol oynar
Nasrettin hoca sadece bindiği dalı keser , zararı da sadece kendisinedir...
Noel baba maddecidir.
Nasrettin hoca paraya çevrilmeyecek bir zenginlik kaynağıdır, ruhu ve zekayı besler…
Noel baba geyiklerin çektiği kızakla, üstelik bir de uçarak,itici bir sürrealite içindedir.
Nasrettin hoca eşşeğine ters binerek reel ortamda sürreallik gösterdiği için daha çarpıcıdır.
Noel baba aslen Antalya çıkışlıdır fakat asimile olmuştur,doğum yerini meraklısı bilir.
Nasrettin hoca sonsuza dek Akşehir'in evladıdır...
Noel baba herhangi bir babalığını görmediğimiz bir''baba'' dır
Nasrettin hoca hepimizin hocasıdır…